Tarihi

Mustafa Kemal, Türk ulusunun yeni devleti olacak Türkiye Cumhuriyeti’nin yüreği ve beyni olarak; çok sevdiği Anadolu’sunun odağındaki bir taşra kasabasını, Ankara’yı düşünmüştü. Bu taşra kasabasından pırıl pırıl bir başkent yapacaktı. Bozkırın bağrında, yoksulluk ve yoksunluk içinde Anadolu’nun kılcal damarlarından aldığı kanla inançlı bir yürek atıyordu.

Hasta Adam’ın teslimiyetçi işbirlikçiğine karşın; paylaşımcı emperyalist devletlere boyun eğmeyen Türk ulusunun savaşı, Anadolu’nun en ücra bucaklarında aynı inançla; bağımsızlık tutkusuyla başlamıştı.

Kendisine savaşmak değil, bağımsızlık uğruna ölmek emredilmiş bu toprağın çocukları, önce benzeri görülmemiş özveriyle çarpışarak bütün savaş alanlarından utkuyla çıktılar; sonra sömürücü kurtlar masasından söküp aldılar bağımsızlıklarını.

Geride kalmış bu savaşım, hangi koşullarda olursa olsun verilecekti. Büyük ve güç savaşım bundan sonra verilecek olandı, geri kalmışlıktan kurtulup; her alanda çağı yakalamak daha zorlu olacak ve uzun yıllar gerektirecekti.

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları, bilimde, teknolojide uygar toplumlarla açılmış baş döndürücü arayı kapatmak için, olağan üstü bir çabayla çalışmaya başladılar.

Atatürk’ün öncülüğündeki bu büyük devrimin her aşaması, bütün devletlerce ilgiyle izleniyordu. Din ve askerlik işleri siyasadan ayrılmış, hilafet kaldırılmış, laik bir yönetim kabul edilmişti. Bütün bu gelişmeler, dünyanın değişik ülkelerindeki toplumlara örnek oluşturuyordu. Yıllar süren kurtuluş savaşından sonra, yaralar sarılırken bir yandan da inanılmaz yenilikler yapılıyordu. Ankara, dış ilişkiler açısından da hareketli günler yaşıyordu. Toplumsal değişikleri yerinde görmek isteyen dünya basını, siyasa adamları Ankara’ya geliyordu.

Anadolu Kulübü, işte bu yıllarda Atatürk’ün yönergesiyle, toplumsal gelişmeye katkıda bulunması için, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinde 31.10.1926 yılında; o günün Bakanlar Kurulu tarafından kurulmuştur. Yönetim Kurulunu da yine o günün Bakanlar Kurulu oluşturmuştur. Yönetim Kurulu Başkanı ATATÜRK’ ün silah arkadaşı ve devlet adamı Başbakan İsmet İNÖNÜ, Yönetim Kurulu Üyeleri de Adalet Bakanı Mahmut Esat BOZKURT, Milli Savunma Bakanı Recep PEKER, Denizcilik Bakanı İhsan DİVETÇİLER, İçişleri Bakanı Cemil UBAYDIN, Maliye Bakanı Abdülhalik RENDA, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü ARAS, Milli Eğitim Bakanı Mustafa NECATİ, Bayındırlık Bakanı Behiç ERKİN, Ticaret Bakanı Rahmi KÖKEN, Sağlık Bakanı Refik SAYDAM’ dan oluşmuştur.

Anadolu Kulübü’nün ilk tüzüğünün kuruluş amacını belirten 1. Maddesi şöyledir; “Anadolu Kulübü, Ankara’da oturan Türk ve yabancı üyelerine buluşup görüşme imkânı sağlamak ve Başkent’te bir kuruluş meydana getirerek Kulübe girecek üyeler arasında sosyal ilişkileri kolaylaştırmak ve geliştirmek amacı ile kurulmuştur.”

Atatürk’ün dilinde ‘Anadolu ‘ sözcüğünün derin bir anlamı ve değeri vardır; 6 Nisan 1920 yılında Ankara’ da, Heyeti Temsiliye Başkanı Mustafa Kemal Paşa’nın yönergesiyle kurulan haber ajansına Anadolu Ajansı adı verildi. 1926 yılında kurulan bu toplumsal kaynaşma ve dayanışma kulübünün adının Anadolu kulübü olması ‘Anadolu’ sözcüğünün Atatürk için güçlü bir anlamı olduğunun göstergesidir.

Cumhuriyet öncesi dönemde Büyükada’nın en önemli sosyal kuruluşu, özgün adı; The Brinhipo Yat Kulübü Compani Limited Şirketi olan Yat Kulübü idi. Kısa bir dönem adı Büyükada Yat Kulübü Osmanlı Anonim Şirketi olan Yat Kulübü, 1924 yılındaki adını Büyükada Yat Kulübü Türk Anonim Şirketi olarak değiştirmişti.

Genç Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk devrimlerinin aydınlatıcı ışığında, çağı yakalamak için sağlam bir inançla ilerliyordu. En büyük ilkesi, bilimin kılavuzluğunda yürümek olan Atatürk, bu toplumu geri bırakan köhnemiş düzeni yıkıyor; yerine bilimsel temeller üzerinde yükselecek yepyeni düzen kuruyordu.

8 Ağustos 1928’de Sarayburnu Parkı’ndaki genel bir eğlencede, uzun yıllardır düşü olan harf devrimi konusundaki düşüncelerini toplumuna açıklayıp, uyarıcı konuşmalar yaptıktan sonra Büyükada’ya gelmiş ve Yat Kulübü’ndeki bir eğlenceye katılmıştı. Yat Kulübü yaklaşık bir yıl sonra tüzüğünde amacını; “ Büyükada’da gezinti ve sosyal ilişki araçlarını sağlamak ve arttırmaktır.” olarak değiştirmiş, böylece Ankara’daki Anadolu Kulübü’nün kuruluş amacına yaklaşmıştır.

Büyükada Yat Kulübü, 1937 yılında özellikle Emlâk ve Eytam Bankası’na olan borcunu ödeyemez duruma gelmiş, mallarının icra yoluyla satılacağı duyurulmuştu. Uzun yıllar Anadolu Kulübü yöneticiliğini yapmış olan 28 numaralı üye Hasan Saka’nın izni ve yardımı ile Anadolu Kulübü üyelerinin yazlık dinlenme ve eğlenme gereksinimi için, Büyükada Yat Kulübü’nün yapı ve tesislerinin satın alınma kararı alınmıştı. Bunun üzerine icraya başvurulmuş ve Yat Kulübü’nün bütün yapıları ve tesisleri ellişer bin liralık iki tapu ile 100.000.- liraya satın alınmıştı.

1937 Anadolu Kulübü Büyükada Şubesi Nizamnamesi’ne göre; “ Ankara Anadolu Kulübü, Büyükada’da kendi üyeleri arasında sosyal ilişkilerin ve dinlenme ihtiyacının gereğinin sağlanmasına ve kolaylaşmasına hizmet etmek üzere ( Anadolu Kulübü’nün Büyükada Şubesi ) adı ile bir Kulüp kurulmuştur.”